Hürriyet

Bumerang - Yazarkafe

22 Ağustos 2014 Cuma

ŞEMSİYELER...

 Portmantoda asılı bir şemsiye olsam bu yaz herhalde İstanbul'da bir evde olmayı tercih ederdim... Bir zamanlar şöyle yazmıştım...

"Şemsiyeleri hiçbir zaman anlayamadım çünkü ıslanmak hiç umurumda olmadı. Şemsiyeler benim için daima bir muammadır. Yağmur başlamadan önce ortaya çıkmalarını anlayamıyorum. Diğer zamanlarda sanki hiç yokmuşlar gibi ortadan kayboluyorlar. Belki de şemsiyeler, Tokyo’nun altındaki minik apartmanlarda yaşıyorlardır.
Şemsiyeler yağmur yağacağını biliyorlar mı? İnsanların bilmediğini biliyorum. Meteoroloji uzmanı yarın yağmur yağacağını söyler ama yağmaz ve sen de bir tek kahrolası şemsiye görmezsin. Sonra meteoroloji uzmanı güneşli bir gün olacağını söyler ama birdenbire her yerde şemsiyeler görünür ve birazdan da bardaktan boşanırcasına bir yağmur başlar.
Kim bu şemsiyeler?"

Şimdi kendime cevap veriyorum; bu şemsiyeler lazım olduklarında kullanılmak üzere evde unutulan narin iskelet sistemi üzerinde gergin gergin duran kumaş parçaları...
Şimdi dün yağmur yağsaydı bir şemsiye lazım olacaktı... Ama dün yağmur yağmadığı için hiç kimse bir şemsiyeye ihtiyacı olacağını düşünmedi bile bu şehirde...
Ben prensip olarak yaz ve kış lazım olabilecek hiçbir şeyi ortalıktan kaldırmıyorum döt kadar evde her şey el altında yaşıyoruz... Yani bir nevi Tokyo'daki minik apartmanlardan birinde ama daha fazla eşyayla...
Ve bazen kimi ilişkileri şemsiye ile aramızdaki ilişkiye benzetiyorum... Lazım olmadıkça fark etmediğimiz bir şey... Bize lazım olmadıkça unuttuğumuz bir şey...
Kendinizi portmantoda asılı bir şemsiye gibi hissettiğiniz oldu mu hiç ?
Yani biri sizi unuttu mu?
Ya da sizin birini şemsiye zannettiğiniz oldu mu?
Yağmurlu havalarda sokakta kullanıp, evinizde keyfiniz yerinizdeyken aklınıza bile gelmediği oldu mu?

Zavallı şemsiyecik... 

İşte bu yüzden şemsiyeleri hiç anlamıyorum ve ıslanıp duruyorum...

Hamiş:
1) yazılardaki imla hatalarını editörler düzeltir.
2) bu şemsiyeler bir gün döte girer.
3) yazılar biri anlasın diye yazılmaz yazar içini rahatlatsın diye yazılır.