Hürriyet

Bumerang - Yazarkafe

18 Temmuz 2015 Cumartesi

İŞTE BUNLAR HEP BAYRAM ! İŞTE BUNLAR HEP AİLE!



BAYRAMLAR... ISSIZ TATİL GÜNLERİ...
Bayramlar... Issız tatil günleri... Çocukluğun en güzel günleri...
Güzelyalı... Babamın memleketi. Her sokağında eş, dost, akraba yaşayan yer...
Babam, aile seven bir erkekti. Bunun çok standart birşey olduğunu düşündüğüm için olacak aksiyle karşılaştığımda çok büyük hayal kırıklığına uğradım ben. Babanın evde olmasının bir sıkıntı değil keyif olduğu bir evde büyüdüğünde aksini düşünmek zor oluyor. Aile seven bir babaya sahip olduğunda, geniş bir aileye de sahip oluyorsun. Çocukluğumda hiç bilmediğim bir duyguydu o nedenle "YALNIZLIK"...
Gelmeler, gitmeler... Akşamları arkadaş gezmeleri, bayramlarda şık şık giyinip gidilen bir sürü yer...
Ben Babaanne ve dedemi görmedim, daha ilkokula başlamamıştım amcamı kaybettiğimizde ama babam ve halam ailesiz değillerdi... İkisinin de gidilecek bir sürü dostu, akrabası vardı... İçinden hiç çıkamadığım hala tarifini net bilemediğim bir sürü akraba...
Anne tarafım ise boşanmış bir anneanne ve iki kez daha evlendiği ve erken sayılacak bir yaşta vefat ettiği için pek göremediğimiz efsanevi bir dede ile varlığına dua ettiğim bir dayıdan oluşuyor...
Bir sürü kuzenlerim var... Birinci dereceden, ikinci dereceden ne demekse... Dıdının dıdısı gibi birşey...
Babam ölene kadar kalabalıktı herşey... Sonra hem ev, hem yaşam... Hem bayramlar ıssızlaştı... Anam, kardeşim... Ben.
Erkekli evlerin harcı imiş, bayram gezmeleri, gece oturmaları diye düşündüm... Gündüz anneme misafir gelse de eş dost, gece ziyaretleri ve birkaç aile dışında bayram gezmeleri bitti... Birkaç kadim dost kaldı elbet sonra onlarda emekli oldular azar azar yaşamdan...
Ve bayramlar ıssız tatil günlerine dönmeye başladılar...
Tüm bunları çok seven çocuk Emine’yi alıp bambaşka bir yaşama koyduk bizde... Bukleleri kestik kendimizden sert bir abla yaptık... Dokunsan elinde kalır cinsten...
Ve buradaki yalnızlıkla bahşedemediğimizden başka şehirlere kaçtık.
Ama bayramlar asla uzakta kutlanmadılar... Nereye kaçarsam kaçayım bayramda evime geldim...
BAYRAM AİLE DEMEKTİ ÇÜNKÜ...24 yaşımda kendi evimde ve kendi evladımla ilk bayramı kutladığım da çok memnundum... Benim ailem, onun ailesi, ailemiz... Bayramlar yine geri döndüler...
İki asi çocuğun eve dönüşüydü bizim aile olmamız...
Bayramlar iş günleriydi yaşamımızda... Eğlendiriyorduk insanları.
Ama bayramın ilk günü sabah asla ayrı olmadık ailelerimizden... Önce babalı eve, sonra babasız eve gidildi adet gereği... Kayınvalidem muhteşem yemekler yaptı... Abinin sevdiği zeytinyağlılar, oğlanın sevdiği köfte... Benim favorim ekmek tatlısı... Yıllardır yapmıyorum ekmek tatlısını onun gibi yapabilmek için ne uğraşmıştım...
Evliliğimiz "o yüce ilkel, "ama genetiğimiz de var" erkeklik dürtülerine mağlup olduğunda aile bir kez daha ıssızlaştı... Boşandıktan 2 sene sonraydı, tam ayrılamamanın getirdiği hala devam eden aile düzeninin bitmesi...
Bir şeker bayramı sabahıydı... Eylüldü... Uyandım... Oğlan babasındaydı. Onlar ailece bir aradaydılar. Sanki ben hata yapmışım gibi dışında bırakıldığım, boşandığım anda 16 yıl anne-baba dediğim insanların birden ailem olmadığını gördüm… O bayram annem bir nefes almaya bir yerlere gitmişti, kardeş sevdiğiyle tatildeydi... Anneanne evde bakıcısıyla öylece yatıyordu... Dayı uzakta, hala, bilmiyorum nerde ama tatilde, kuzenler zaten hikâye…
Yatakta oturup bağıra bağıra ilk ve son ağlamamdı...
BİR DAHA UMURUMDA OLMADI BAYRAMLAR...
O gün bu gündür bayram kutlamıyorum... Bayramları ıssız geçen tatil günleri sayıyorum...
“Herkesler tatilde” günleri...
Aile olma günleri bayramlar...
Telefonlar var... İyi bayramlar mailleri, mesajları var... Hatta şimdi Whatsup var... Yanıt vermiyorum, mesajla geri dönmüyorum... Çünkü sarılamadığım bir dosta telefon bile açamayıp mesaj atıyorsan cevap verilecek birşey de yoktur zaten...
Allaha şükür anacım var gidilecek, kardeş var, karısı var her bayram tatilde olsa da iyi bayramlar denilecek, babam var her bayramda toprağı eşelenecek, oğlum var bu bayram ve biz kızım oldu… Bir torunum oluyor... Tekrar kalabalıklaşıyoruz gibi görünse de artık bayramlar Aile günleri değil, tatil günleri…
Bayramları kaldırsınlar bence... Ya da ne bileyim başka isim koysunlar “1.ŞEKER TATİLİ, 2.KURBAN TATİLİ” olsun mesela... Bende ne kendime eziyet edeyim, ne size...
Şeker tadında huysuzluklar diliyorum kendime...  
Hala kalabalık bu bayramlar giderek daha da ıssızlaşacak biliyorum... Yaşlanmak, yaş almak ıssızlaşmak çünkü...


Hamiş; ailenizin kıymetini bilin... Çünkü onlar devir teslim yapıyorlar bu yaşamı… Gün geliyor sadece anıyorsunuz isimlerini…