Hürriyet

Bumerang - Yazarkafe

24 Temmuz 2015 Cuma

FEYZBUK KUMBARASI / İNSAN BİRİKTİRMEK...




“Bana göre bazı yaşananların nominal karşılığı yoktur yani ben insan biriktirdim, insana yatırım en iyisidir…”

Kumbara da feyzbuk mu?

İnsan biriktiren insanlardan sanırım para biriktirenlerden korktuğumdan daha çok korkuyorum ben… Çünkü "ben maddiyata önem vermem" diyenlerin birçoğu aslında “önem verenlerden” çok önemli buluyor maddiyatı… Sadece bazılarının zaten başka seçeneği yok… Ortada bir nominal değer olmadığı için biriktirdikleri şey para olmuyor çoğu kez… Ama olsa, insanlarını ve değerlerini sayısal gerçeklerle derhal değiştirebilirler…

Kendi adıma “insan biriktirmek” geçmek bilmeyen zihin ağrısının sebebidir…

Ancak ben bu insan biriktirmek üzerine başkaca birşeyler düşünüyorum…

Bunu her duyduğumda da şaşırıp kalıyorum. Bu tabiri bir kişi nasıl kullanabilir diye düşünüyorum. Etrafındaki kişileri biriktirilecek birer "şey" olarak görmesi ilginç geliyor bana insanın. Para biriktirilir,  pul biriktirilir de insanı pek oraya koyamıyorum ben.

Çok kızdığımda, sen kimsin ki insanları biriktirdiğini zannediyorsun demek istiyorum. Tabii ki denmiyor. Bende içimden, sayın biriktirici sen kendini göklerde görmeye devam et diyorum.

Hoşlanmıyorum bu tabirden. Gidin pul falan biriktirin. Ama insanlara yalan biriktirmeyin…

Çünkü insan birikmiyor… Azalıyor… Etrafımızda insanlar azalırken, güven azalırken içimizde bir sürü potansiyel insan birikiyor, zenginleşiyoruz…

Ayrıca işin içine biriktirmek gibi tasarrufa yönelik bir kelime girdiğinde bana sanki zamanı geldiğinde harcamak fiilini çağrıştırıyor…

Aslında yaşamda insan biriktirmenin lazım olduğunda kullanmak üzere birikim yapmaktan farklı bir içerik taşıdığını düşünmek gerekiyor biliyorum… Üstlerine basmak için değil. Belki gerektiğinde bir omuz; başınızı yaslamak için, bir sırt; dayanmak için, bir ses; yalnız olmadığınızı bilmek için insan biriktirmek gerekiyor belki de...
Ve siz istemeden, siz dilenmeden, belki siz bilmeden yanınızda olması için insan biriktirmek gerekiyor samimiyetle... Bu anlamlarla insan biriktirmek güzel birşey biliyorum… Ama tecrübelerimle görüyorum ki… Kullanım süreniz bittiğinde, yani siz size verilen görevi tamamladığınızda birçok insanın sizi başkaca nedenlerle biriktirdiğini görebiliyorsunuz…

Çünkü birçok insan geçiş dönemlerinde yalnız kalmak istemiyor ve bu nedenle insan biriktiriyor. O nedenle en tehlikelisi sizin tüm samimiyetinizle kalbinizi açtığınız insanların, sadece bir geçiş döneminde siz ya da bir başkasına, o anda denk gelecek birine yalnız kalmamak için kucak açması oluyor. Yani, özetle biriktirilip harcandığınızı hissettiğinizde derinden kırılıyorsunuz.

Ve işte o nedenle sevmiyorum ben bu insan biriktirme işini…

İnsan biriktirmeye meraklı olanlar için bir önerim var… Mezarlıklarda birikmiş ölü insanlardan oluşmuş bir ceset koleksiyonu mevcut… Bazen ağır oluyor hissettiklerimiz… Çünkü ağır kırılıyor kalplerimiz…

İnsan kendine yakışanı yapmak istiyorsa, az biraz zorlanacak ve öncelikle kendine karşı dürüst olacak. Ve önce "insana" sonra "dosta" ne yaptığına dikkat edecek... 

Takıntılar, yarım kalmışlıklar, ayak bağları, kendi zayıflıklarımızdan kaynaklanan tutsaklıklarımız bizi ileri gitmekten alıkoyar bazen… Ve bazen biz, bize bu güne kadar değer vermeyen tüm insanların vebalini bize değer verene ödetiriz… Bize değer verilmesine alışık olmadığımızdan belki de, değer veren insanın yaşamımızda ki duruşunu anlayamayız… Çünkü onca değer verilmemişlikten sonra kendimizi değersiz hissetmemiz gayet normaldir… Ve değerimizi nominal olarak ölçememizde gayet mantıklıdır. 

Ama tutsaklıklardan kurtulmak için bir gün aniden ben artık “bencil” olucam diye karar verip sevdiklerimizi harcamaya başlarsak muhtemelen o güne kadar bize yapılanı biz başkasına/larına yapmaya başlamış oluruz…

Biliyorum ki biriktirmek, ağırlaşmaktır…
Belki de insan biriktirip ağırlaştığı için yaşlanır.
İnsan,  kendini dönem dönem formatlasa, ağırlıklarından kurtulabilir ve “yaşlanmaz”.
Elbette herkes “yenilenme” konusunda, kendi yöntemini geliştirebilir, geliştirmeli de…
Benim için “Yenilenme”nin metodolojisi, dijital terminolojiyle söylersek; “gereksizleri yedekleme, çöpe at” değildir.
Evet… Ağırlığı oluşturan şeyler; benzer konuları, çoğaltmaktır.
Problemler de gereksiz “yedekleme”lerle büyür.
Ama birikimi hoyratça harcamak “bana ne ben böyle hissediyorum, kimse umurumda değil demek” bizi geliştirmez… Olsa olsa yanlış bulduğumuz insanlarla aynı statüye getirir…

Birkaç satır üste çıkalım şimdi…

“Çünkü insan birikmiyor… Azalıyor… Etrafımızda insanlar azalırken, güven azalırken içimizde bir sürü potansiyel insan birikiyor, zenginleşiyoruz…”

BENİ ZENGİNLEŞTİREN HERKESE TEŞEKKÜRLER…
YAZMAK FİKİR AĞRISININ TEDAVİSİDİR…YAZMAK GÖNÜL AĞRISININ TEDAVİSİDİR...

Sosyal insan olup feyzbuk kumbaranızı doldurmaya devam edin… Belki faydası olur...
Son olarak çok sevdiğim o şairden birşey yazmak istiyorum... Eğer biriktirmekte mana bu ise yüreklerinizde insan biriktirin... Yalansız, riyasız, samimiyetle, dedikodusuz herşeyiyle...

"Güzel hayat isteyen güzel insan biriktirsin.
                          Cemal SÜREYA"