Hürriyet

Bumerang - Yazarkafe

20 Temmuz 2015 Pazartesi

GÖZÜME DÜNYA KAÇTI!


Süpürgeden Saz
Çalı Çırpıdan Ney Yaparım.
Dedemin Ihtiyar Yüzü Güler Biz Eğlenirken.
Zaten Gülümsemekten Başka Ne Var Ki Elimizde ?
Bir Bidonum
Bi De Donum... 

En mutlu haftalar sizin olsun!

Sabah sabah, sebebini teşhis edemediğim bir şekilde; Pollyanna'ya bile meydan okuyan şiddette bir iyimserlik ve mutluluk içinde uyandım. Bununla eş zamanlı olarak 'iyi haftalar kâinat, merhaba dünya, hayırlı günler insanlık, günaydın tüm hayırsızlar!' nidaları dökülüverdi ağzımdan. Ve hemen ardından da 'bu denli sevindirik olmamın, iyimserliğin bu denli dibine vurmamın , mutluluk böcüğü modunun sebebi hikmeti ne ola ki acep?!?' diye de sormadan edemedim kendime doğrusu…

Kahkahayla gülünce 'çok güldüm, hayır olsun inşallah, umarım ardından ağlamama neden olacak bir sıkıntıya duçar olmam' diyen bir neslin ferdiyim. Böylesi bir zihniyetin genetik malzemesini taşıyan kültürel kodlamalarla bezeli bir bütünün parçası olmam; mutlu olmaktan ve iyimser yaklaşımlar sergilemekten dolayı kaygı duymama ve bahse konu 'mutlu olma' haleti ruhiyesini sorgulamama yol açar çoğunlukla. Anlayacağınız, sabah sabah yaşadığım işte tam da bu 'ruh ve fikir hali'ydi.
Mutlu uyandım acaba neden?

Benim ve neslimin yaşadığımız ve yukarıda tarif ettiğim bahse konu bu 'mutlu olmanın mutsuzluk kaynağı olabilmesi' halinin, son 15 - 20 yıldan bu yana yeni nesilleri artık neredeyse hiç etkilemediğini görüyorum. Bir diğer deyişle, 'çocukluğunu ve gençliğini iletişim toplumu öncesinde yaşamış nesillere musallat olan bu marazi haleti ruhiye, bu çileci / dervişane / keşişvari duygu durumu, kuvvetle muhtemeldir ki; bilinçleri / benlikleri / kimlikleri / tercihleri / yaşam tarzları son 15 yılda şekillenen nesilleri ve bunları takip edecek olan gelecek nesilleri hükmü altına alabilecek bir duygu durumu olmayacaktır. Çünkü yeni nesil mutlu olduğunda allahım başıma bir şey mi gelecek, mutsuz mu olacağım korkusunu bilmiyorlar… Uyanıyor ve teknoloji ile dünyaya bağlanıyorlar… Mutluluğun ardından mutsuzluk bekleme ruhu onu içselleştirmiş benim gibi dinozorlarla birlikte gidecektir tarihteki yerine muhtemelen…

Mutlu olmayı bile bir sonraki mutsuzluğu hatırlatarak gölgeleyen toplumsal öğretiler altında büyümüş olmanın etkisidir “mutluluğa kulp aramak” Oysa sebepsiz mutluluk diye birşey vardır... Ve sebepsiz mutsuzluktan daha iyidir...

Bu sabah nedensiz yere mutlu uyandım ya ardından bir mesaj okudum Facebook’ta. Bir arkadaşım yazmış sayfasına “pazartesiyle başlayan yeni haftanız hayırlı olsun" diye... Akıl bu ya illa kendimi mutsuz edicem ya… Aklıma yazıyı görünce ilk şu soru geldi… “Salı’dan Salı’ya bir hafta değil mi?” Pazar günleri çalışılan toplumlarda bugün hafta başı filan değil ki! İşte dedim buraya kadar sorgusuz sualsiz mutluluk…

Ve sonra birden aklıma vefasız arkadaşlar, kalp kıran dostlar, iş hayatının gergin dinamikleri, para-pul, yaşam gailesi, kızdıklarım, affettiklerim, unutmadıklarım, affedemediklerim filan geldi… Tabiri caizse yazayım, zamanında tuvalete gitmeyince kaçan rahatlama hissiyatına kapıldım birden…

Hadi oradan dedim, “mutluluk” kendini mutlu sandığın birkaç an mı yoksa?

Ardından aklıma zaman ve mutluluk kavramları ile ilgili sorular düştü… Ve haliyle yazıya oturdum… Kaçtı bizim küçük, tatlı pollyanna ruh hali bir anda…
Ama sebepsiz mutluklar iyidir…  İnceden huniyi takar insan kafaya başlar “ağlama değmez hayat” demeye farkında olmadan…

Velhasıl en güzel haftalar sizin olsun… Siz öyle diyorsanız “pazartesi” hafta başı olsun…

Benim dileğim bu hafta bari yalanlar söylemeyin, size güvenen insanların arkasından konuşmayın, riya yapmayın, nokta kadar menfaate virgül kadar eğilmeyin, kırdığınız insanların, mutsuzluğuna sebep olduğunuz insanların yaptığınız vefasızlıkların farkında olun… Dedikodu yapmayın, hırslarla birbiriniz kuyusunu kazmayın… En önemlisi bu kötü şeyleri yapıp sütten çıkmış ak kaşıklar gibi birbirinize “canım /…cım / tatlım / birtanem”   demeye utanın…Bir de bi düz durun yahu ona buna asılmayın... Gördükçe gizliden süren perde arkası dünya halini vay anam vay diyorum... 

Sanırım sorumun cevabını buldum. Ben uyandığımda mutlu oluyorum ama sonra “SİZ GÖZÜME KAÇIYORSUNUZ”

Güzel insanlarla örülü yaşamlarda, samimi, içten sevgilerle çevrilmiş… Güzellikler dolu günler diliyorum… Mutluysanız hayırlara vesile olsun… Mutsuz hissediyorsanız geçer…
Geçmeyen ne var ki yaşamda...

Kendiyle başa çıkamayan dünyayla nasıl baş etsin...

Benim Adım Ebruli...