Hürriyet

Bumerang - Yazarkafe

3 Ocak 2016 Pazar

2016





Bir süredir bilgisayardan nefret ediyorum...iş için gerekli olmadıkça açmıyorum...bakmıyorum... Doz aşımı oldu bünyemde bilgisayarla ilgili herşey... İş için yapılanlar haricinde hiçbir şey yapasım gelmiyor burada... kendime tanıdığım mola bu gece yarısı 3 buçukta bitti... Netice de buradan para kazanıyorum...

İster hayat, ister iş, ister aşk... neyi artık görev olarak yapıyorsanız zevk almıyorsunuz...Ben de bir süredir burada görev savıyorum... Blog bir süredir yazısız... Gönüllü işler yarım... Elbette sebepleri var... Sadece para kazandığım işimi düzgün yapıyorum...Çünkü;

Yeni yıl... başlamadan bir süre önce bende eskisi bitti... Bir anda... birşey oldu...yılın son 20 günü benim için zaten yoktu... Yirmi gün önce ben bitirdim 2015'i...

Neden mi... bazılarınız belki de çok hoyrat davrandınız arkadaşlığımıza... Bazılarınız belki de çok hadsiz davrandınız yaşadıklarımıza... Bir gün farkettim ve yazdım; telefon dedim sadece birşeye lazım olduğumda çalıyor... Çok güzel bir adam aradı yazının üstüne... Hiç aramaz beni... öyle aramalı bir arkadaşlığımız yok... hep belli belirsiz bir dostluğumuz var... Biri sorsa beni sever derim... bende onu severim bilir... Ama hiç aklıma gelmezdi onun arayacağı... Bana "nasılsın" dedi... Ve o telefon bana birşeyi farkettirdi... Çok yakınımızda sandıklarımız bizimle ilgili duygu eprimesi yaşıyorlar... Varlığımız onlar için farketmiyor aslında... Yokluğumuzda farketmez diye düşünüyorlar o nedenle... Ve her şeyi söyleyip, talep edebileceklerini düşünüyorlar...

Ufak ataklar yapıyorum ama keyfim gelmiyordu bir süredir klavye başında...

Yarım saat önce bir şarkı dünledim uykum kaçtı... keyfim yerine geldi...

Yeni yıl aslında tam olarak 2 ocak'ta eskir... Sonrası eskitilen bir yıl dahadır...

Yarın ya da bu gün; yeni yıl, yeni umut, yeni ümit, yeni umut, ve yeni ümit;
e - hiçbiri. bir şeylerin değişeceğini üzerinden geçen hayali zaman çizgisiyle beklemek ve bunun da seni mutlu etmesini beklemektense eski yoluna girmesini istemek daha gerçekçi sanki.
e -hiçbiri. alameti kendinden menkul yılların sonucu bunlar.
Varlığın varlığına sarılsın bu sene sana yeter.
Şimdi sabah olacak sonra yine akşam olacak, yine sabah olacak, sonra yine belki akşam olur; belli mi olur.

Yaş ilerledikçe insan yeni yıldan bir şeyi eksik istiyor...

Aşk... Ben yıllardır yeni yıldan sağlık, mutluluk, huzur, çocuklara, büyüklere bunlardan bir demet isterken kendim için habire salak güzellik kraliçeleri gibi "dünya barışı" istiyorum... Çok uzun zamandır "aşk" kelimesini telaffuz bile etmiyorum... Olmuyorum da zaten... Oysa bir yaşamsal engelim yok... Saçlarımda ki beyazları ve artık bir babaanne olmamı kendime engel olarak sayayım mı bilemedim... Sanıldığı kadar modern olmadığım doğrudur... Ama sebep bu değil... Yani benim açımdan... Yoksa kendi beyaz saçlarına bakmadan bizim saçlarımızı beyazlamış bulanlar vardır elbette... Benim nedenim şu ki, İnancım yok böyle şeylere uzun yıllardır... Kaçak göcek, adı üstüne konmamış şeyleri de sevmiyorum... Etrafımda ki yıpranmışlıklara bakınca iyiyim ben böyle diyorum... Netice yürek hafif yorgun elbette...

Tüketmek, tüketmek ve daha çok tüketmek'ten gayrısını hor gören bir hâl egemenken, aşkta bile… aşk bile, zamana, mekana karşı bunca dayanıksızlaşmış, adeta bir tüketim nesnesine dönüşmüşken… Ben bakıyorum etrafımda ki korkaklara ve böyle iyi diyorum...

Son olarak her yıl yeni yıla girerken görev gibi yeni ısmarlanan şeylerle ilgili azcık asi, dik başlı bir şeyler yazmak istiyorum...
Her yıl yeni yıla girerken tertemiz bir sayfa açtık lafları ediyor bir sürü arkadaş... Kardeşim sen tertemiz misin ki temiz sayfa açılınca her şey temiz olacak? Sanıyor musun ki yeni yılda savaşlar olmayacak, çocuklara ve kadınlara yönelik şiddet, cinsel istismar olmayacak, ekonomi yoluna girecek, insanlar işsiz kalmayacak, vergi kaçırılmayacak, binalar durduk yerde yıkılmayacak, erkekler ve kadınlar birbirini birden aşkla güzellikle sevecek...

Birden içimden bir şey şöyle demek istiyor...
"-git bir ruhen temizlen sonra gel, yeni yıldan yeni şeyler iste. kirli ellerinle kirli emellerini inşa etme.
de git şimdi buradan."

Madem herkes için çok önemli bu yeni yıl meselesi; O halde benim sizler ve kendim için dileklerim de şöyle...

Yeni yılda çok sevmenizi, çok sevilmenizi dilerim.

Yeni yıl kendinize ve sevdiklerinize ayıracak kadar parayı ezilip üzülmeden kazanacağınız bir yıl olsun; fazlası da olsun, başkalarını mutlu etmek de harcayabileceğiniz paranız olsun...

Yeni yıl her sabah, sağlıklı bir bedende olduğunuzu tepeden tırnağa hissederek sevineceğiniz bir yıl olsun, kendinizi çok sevdiğiniz, aynaya bakınca gülümsediğiniz bir yıl olsun...

İnsanların ve hayatın türlü karmaşasının bizleri, ilişkilerimizi ve sevgimizi test etmediği bir yıl olsun derdim, ama bu hiç olmayacak bir şey kanımca...

Kendim dahil herkese ruhen temizlen derken şunu da ilave etmeliyim sanırım...

Sağlıksız iletişimleri sürdürmeyin, sürdürmeyelim... Zayıf yanlarınızı besleyen, bu şekilde rahatınıza denk gelen iletişim biçimlerini, egonuzun demirden sağlam pençelerine rağmen koparın, geride bırakın, canlandırmayın ya da derim...

Sevdiklerinizden vazgeçmeyin, tüm toz toprağa, bazen yağmura ve fırtınalı günlere rağmen birbirinizden vazgeçmediğinizi görmek güzel güneşli bir günün değil, koskoca güzel bir yaşamın da habercisidir. Garantisidir de.

Ve tercih yapın. dostluk, sevgililik, evlilik, aile; farkında mısınız ki tercih yapmaktır ve güçle tercihlerinden yana durmaktır hayat boyu.

Tercihinize leke sürmemektir. Sürdürmemektir... O zaman ellerinizi yıkamış olursunuz...

Tercihlerini bile ortaya koyamayan insanlardan olmayın...

Şimdi başlayalım 2016'ya... Mühim bir yıl neticede...

1966-2016... 50... Yarım asır .... saçlardaki beyazlar boşa değil...

Ama en güzeli şu ki...

Kimse Yeni Yara Açamaz Artık,
Çok Canım Yandı Acımaz Artık.
Bugün Düşerse Yarın Kalkar,
Bu Kız Kendine Acımaz Artık....



Ölümden gayrısı geçer...