Hürriyet

Bumerang - Yazarkafe

14 Şubat 2015 Cumartesi

"AŞK BİZİM SEVGİLİMİZDİR."




"AŞK BİZİM SEVGİLİMİZDİR."

Arkadaşlar fazla “sevgililer günü kutlayan” sevgilisi olan var ise bugünlük rica edicem…
Malum yaş ilerdi bir “Sevgililer Günü” kutlamadan “babaanne” olmak üzereyim…
Gururla söylüyorum hayatımda hiç sevgililer günü kutlamadım… Hayatımda hiçbir adamdan sevgililer günü hediyesi almadım… bi çiçek bile… Bedbahtım… Perişanım… Ruhumda derin yaralar var bu nedenle…
Hayır; senelerde geldi geçti. Çoluk çocuk derken torun torbaya doğru geçiş yapıyoruz…
Sevgililer günümü hiç kutlamayan koca ve sevgili beni sevmemiş mi olmuş şimdi… Pisler...

Kanımca ticari bi patlamadır bu gün... Ülkelerdeki gül ve müzik kutusu stokları hızla azaltılırken, gül fiyatlarının 5 kat artması da hiç şaşırtıcı değildir. Nedense sevgililer sevgilerini bugüne endekslerler sanki… Cicili bicili sevme günüdür bi nevi…
Süper bi gün yani... Yılda bi kez sevgilimizi görebildiğimiz bu yüzden ona hediyeler almamız gereken bi gün... Böle bi gün olmasa kimse sevgilisini hatırlayamazdı... Ve "aa benim sevgilim kimdi die" etrafta dolaşırdı… Allah bu günü bulanları başımızdan eksik etmesin… Âmin…

Aslında Sevgililer Günü; korku filmlerinde “capırfiyıld” (!) adlı göl kenarındaki kampa gidilen, ilk başta sempatik kısa boylu şişman kişi olmak üzere sevişen herkesin ilgili günde başına bişey gelen, takıntılı bir psikopat katil tarafından öldürüldüğü filmlerin geçtiği gündür…

Kadınların rüyalarını gerçekleştirebilecekleri kadar kendilerini kuvvetli hissetmeyen, onlara fazladan bir gülücük veremeyen, o olmadan kendilerini biraz yalnız hissettiklerini ve arada bir kendisini sevdiklerini söyleyemeyen, televizyonda magnum reklamında izledikleri o fantastik kadını hayal etmenin daha kolay olduğuna inanan erkeklerin ne olduğunu anlamadıkları gündür aynı zamanda…

Sevgililerin "bakınıs biz de tüketim çılgınlığının bir parçasıyıs, birbirimize hediyeler alıyos, milleti zengin ediyos, allahım ne mutluyus" modunda gezindikleri, sevgilisi olmayanların "seneye mutlaka benim de olacak bi tane" diye ayar oldukları veya "allahım ne kadar mesudum ne birine hediye almam gerekiyor ne de şu salak tipler gibi sarmaş dolaş gezinmek zorundayım" şeklinde kendilerini kandırdıkları olmasa da olur gündür ve de...

1929 kışında şikago'da (!) 7 kişinin ölümüyle sonuçlanan mafya infazının yapıldığı, İrlandalı Bugs Moran'ın adamlarının Al Capone ‘un sadık tetikçisi Jack Mcgurn tarafından öldürüldüğü gündür…  Fazla sevgi öldürür... Mafyaya olan ilgim fenadır size daha neler anlatabilirim bilseniz...

Velhasıl ortalığın kırmızı renge bulandığı gündür, gül, kalpler, restoran menüleri, otel paket fiyatlarından geçilmeyen  Şubat’ın 14’üncü günüdür.…

Sevmeyi bilmeyen insanların büyük iştahla kutladığı, aşkım, böcüğüm, çiçeğim laflarının havada
uçuştuğu illet gündür... Napayım sevmiyorum ben böyle günleri…

"sevdiğine sevgini göster"

Tek taş al! Çiçek al! Yemeğe götür! Ama bunu “Erkekler” yapsın… Yani evet kadında benzer bir şeyler yapıyor da asıl masrafı erkeğin yapması bekleniyor… Sonuçta 14 Şubat bugün, kapitalizmin "al, al, kim olursan yine al" gazıyla tüketimi aşk adına gazladığı gündür.
Ben erkek olsam muhtemelen kimse bana o gün bir şey yaptıramazdı…
Başa dönüyoruz ve böylece neden hiçbir zaman sevgililer günü kutlayamadığımı anlıyoruz… Böyle başa böyle tarak…
Evet; kıskançlığımdan yazıyorum bunları…Hiç sevgililer günü hediyesi almadım diye bütün hırsım, hatta bu nedenle tüm sevenlere düşmanım…
Çünkü gözüne bakıp sevgi görmediğim numaradan ilişkilerin bugün hediyeler hele de şimdilerde feyzbuklarda kalp dolu fotoğraflarla afişe edilmesini hassas midem kaldırmıyor.

Sevgililer gününde sevgilisi olmayanlar üzülüyor ama ben “Dünya” ya yaptıklarımıza baktıkça bir gün “Dünya Günü”nde Dünya olmazsa hadise beter olacaktır diye düşünüyorum… Sevgili bu zamanda kolay bulunan kolay olunan kolay vazgeçilen bir şeydir… Çıkın gece sokağa gidin bir bara saat 23.00 sonrası “eş”eyli üreme saatleri yaklaştıkça herkesler “sevgili”dir…

Sevginin seksle karıştırıldığı bir zamanda, gerçekten yürekleriyle sevenleri alınlarından öpüyorum…
Bu sevgililer gününde boktan ilişkilerini, aldattıkları eşlerini, sevgililerini hediye ve kutlamalarla hatırlayacak olan tüm komik insanları alınlarından öpüyorum… Yıllarca kötü davrandıkları insanları 14 Şubat’ta hatırlayıp utanmadan Sevgililer Günü kutlayan malları alınlarından öpüyorum…
Tarihin bu dünyaya “Yalandan Yaşayanlar Günü” hediye etmesini sabırsızlıkla bekliyorum…

İlişkilerdeki tüm çirkinliklere karşı bugünü çiçek böcek kutlamak, aşırı sağ bir partiden Atatürk düşmanı bir yönetici olup elin gomünist Küba’larında Atatürk heykeline saygı duruşunda bulunmak, utanmadan çiçek hediye etmek gibi yalancıktan bir şeydir diyorum…

Kıssadan hisse: Bir sevginin ne gün kutlandığı değil, bir hediyenin hangi gün geldiği değil, ona yüklenen anlamdır özel olan… Aziz Valentine’in sisteme karşı geldiği bugün artık sistemin sömürü günüdür hayırlara vesile olsun…

Hamiş: “Sevgililer Günü’ne” saygımız sonsuz… Bütün yazıda büyük harfle başladık kendisini özel ilan ettik… Bizim sıkıntımız günle değil, bugünü madara eden saçmalıklarla…
İhtiyar sevgililerin ellerinden, genç sevgililerin gözlerinden öperim. Saplarla tokalaşırım.

Hepinize Happy Valentine Days’ler...

"aşk bizim sevgilimizdir."