Hürriyet

Bumerang - Yazarkafe

26 Eylül 2015 Cumartesi

BEN "BABAANNE" Mİ OLDUM?


İLK BAKIŞMA...
Bayramın ilk günü...
Bazen dünya yansa umurunuzda olmaz ya... İşte öyle bir gün...
Bayram dün geldi bizim eve...
1990 yılı Nisan ayı... 9'unda doğdu Poyraz...
Yaşadığım gerilim, mutluluk ve korku duygularının tümünü dün tekrar hissettirdi bana Dila…

Derler ya;
“evlat sermaye ise, torun kârdır”

Yarım yamalak kurulmuş ailelerin ileride ne gibi sorunlar doğuracağını, çocukların ne gibi buhranlar yaşayacağını, aynı yatağı paylaşan ama birbirlerinden öldüresiye nefret eden insanların hayatlarının nasıl da paramparça olacağını yapmış olduğum gözlemlerden ve yaşam tecrübemden yeterince öğrendim. Gerçi bizimkiler (annem ve babam) kadar güzel bir aile kurabileceğimi düşünerek yola zaten çıkmamıştım ben… Şartlar çok da o düzlemde gelişmemişti… Ama oğlum gözümün önünde çok güzel bir aile kurdu… Güle oynaya, anlayış ve sabırla… Gençliğine rağmen Sıla’mın akıllı olgunluğuyla… Poyraz’ın içtenliği ve sevgisiyle… Ama torun dediklerinde inanamadım… Askerliğin bitmesini beklerken toruna şafak saymaya başladık.

Bitmeyen 9 ay yapmışlar meğerse… Kendi hamileliğimde nasıl bekledim çok hatırlamıyorum ama normalden geç doğan bir bebek olduğu için son haftanın bitmediğini hatırlıyorum sadece… Ama Sıla’da bir başka bitmedi benim için o 9 ay… Giderek uzadı…
Ama sonunda bitti… Dün çok heyecanlı bir saatin ardından “torun” geldi…

Herkesler genç babaanne oldun filan dese de… 24 yaşında oğlanı doğurup o 25 yaşında iken yani “49” yaşında babaanne oldum… Yenilerde insanlar bir zor evlenip, bir zor doğurduğundan geç olunuyor bu işler… Oysa bizde işler böyle yürümüyor… Kötü örnekler, dünyanın zorlaşıyor olması bizi yıldırmıyor… Biz seviyoruz “aile” olmayı… Çocuklanmayı… Minnettarım bize rağmen evli olmayı isteyen oğluma… Oysa elimizden geleni yaptık valla bu kurumdan hoşlanmasın diye ama çocuk akıllı mesele olayda değil sizde sorun vardı dedi

Ama torun başka bir şey… Birleştiriyor, duygusallaştırıyor… Gururlandırıyor…
“Ben aşk evliliği yapmadım yavrum, ama aşkı torunda tattım. Torun benim için aşk demektir” demişti bir teyze. Onlardan bahsederken “göz parlaması” tanımlamasının gerçekliğini görmüştüm. Hoş annem ve oğlum arasındaki o büyük sevgi, aşk zaten beni benden alıyor yıllardır. Poyraz’a sorarsanız asıl annesi o, ben abla-anne arası bir şeyim onun için…

Kanımca torun Tanrı’nın insanlara yaşlanma karşılığında verdiği bir rüşvet…

Ama evladın elinde evladını görmek inanılmaz bir duygu… Güzelliklerle dolu olsun ömürleri analı-babalı… Onlarda torun görsün bende annem gibi torunumun çocuğunu göreyim

Küçük cadımın gelir gelmez benden fazla beğeni almasını olgunlukla karşılıyor neticede kızlar babaannelerine benzerler dimi ama demek istiyorum… Arkadaşımın bebeğinden bir yaş küçük torunum olması ayrıca mutluluk verici bişi oldu tabii…


GÜZEL BAYRAMLARINIZ OLSUN DİYORUM. UMUYORUM BU ÜLKEDE VE DÜNYADA ONU VE TÜM BEBEKLERİ, ÇOCUKLARI GÜZEL GÜNLER BEKLİYORDUR…

YANİ ŞİMDİ BEN BABAANNE Mİ OLDUM?